Neden Her Ürün İçin Farklı Pazarlama Stratejisi Uygulanır
Tarım dünyasında pazarlama, sadece bir ürünü rafa koymak değildir. Aynı tarladan çıkan, aynı güneşle büyüyen iki ürünün bile hikayesi ve alıcısına ulaşma yolu bambaşka olabilmektedir. Peki, neden tarımda “tek tip” bir pazarlama stratejisi olmaz? Çünkü tarım ürünlerinin hepsi farklı kitlelere hitap eder.
1. Ürünün Doğası Stratejiyi Belirler
Düşünün ki elinizde dalından yeni kopmuş bir çıtır elma var, bir de o elmadan yapılmış sirke.
Taze meyvede “bugün toplandı” hissini, kokusunu ve tazeliğini satarsınız.
İşlenmiş üründe ise güven veren bir ambalajı ve uzun raf ömrünü ön plana çıkarırsınız.
İşin mutfağında, yani tohum veya gübre satıyorsanız; burada duygular değil, rakamlar ve “bu tohumdan kaç ton alırım?” sorusunun cevabı konuşur
2. Kime Hitap Ediyoruz? Sofradaki Kişiye mi, Tarladaki Çiftçiye mi?
Pazarlamanın dili, muhatabına göre değişir.
Tüketici için ürünün lezzeti, sağlıklı olması ve çocuğuna gönül rahatlığıyla yedirebilmesi her şeyden önemlidir.
Profesyonel üretici için ise verimlilik, maliyet avantajı ve teknik destek ön plandadır. Örneğin; bir salkım domatesi “mis gibi kokuyor” diye satabilirsiniz ama o domatesin tohumunu “hastalıklara dirençli ve yüksek verimli” demeden satamazsınız.
3. Zamanla Yarış ve Mevsimlerin Gücü
Tarımda takvimi doğa belirler denir çoğu yerde. Mevsimlik bir meyveyi (mesela çileği) pazarlarken zamanla yarışırsınız; stratejiniz “hızlı ve sıcak satış” üzerinedir. Ancak yıl boyu bulunan veya depolanabilen bir ürününüz varsa, burada asıl mesele “marka sadakati” oluşturmak ve kalitede istikrar sağlamaktır.
4. Fiyat mı, Değer mi?
Pazarda her elma aynı fiyata satılmaz. Eğer ürününüzü “organik”, “iyi tarım” veya “topraksız tarım” gibi özel yöntemlerle yetiştiriyorsanız, artık sadece bir meyve değil, bir “üretim felsefesi” satıyorsunuz demektir. Bu noktada pazarlama, tüketicinin “Neden daha fazla ödemeliyim?” sorusuna yanıt verir; “Çünkü bu ürün daha temiz, daha adil ve daha şeffaf üretildi” cevabını vermelidir.
5. Fark Yaratmak Zorundasınız
Her yer domates, her yer buğday… Peki, sizin ürününüz neden seçilsin? Doğal bir pazarlama dili; paketlemedeki şıklıktan tutun, o ürünün arkasındaki aile hikayesine veya çevre dostu sertifikalarına kadar her detayı bir fark unsuru olarak kullanır. Yerellik vurgusu ve sürdürülebilirlik hikâyeleri, günümüzde en güçlü pazarlama araçlarıdır.
Özetle;
Tarımda pazarlama, ürünü satmaktan ziyade o ürünün arkasındaki emeği, toprağı ve değeri doğru anlatma sanatıdır. “Ne üretiyoruz?” sorusu kadar, “Bu ürün kimin sofrasına, hangi güvenle giriyor?” sorusu da kritiktir. Unutmayın; doğru ürün, doğru hikaye ve doğru kitle bir araya geldiğinde tarımda başarı kaçınılmazdır.
Samet Kıran Pazarlama ve İletişim Uzmanı
